Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

117. gün

Ramazan münasebetiyle kepenkleri kapatmıştık, bayram sonrası açtık :)) Uzun süredir çalışmamanın verdiği hamlığı üstümden atmaya çalışıyorum. Bugünlerde bir armağan için makale hazırlıyorum, inşallah vaktinde yetişir, ağustos sonu-eylül başı gibi de tez projemi bitirmiş olacağım inşallah, Tschüss..

88. Gün Tembellik/Üşengeçlik/Erteleme için EFT

Tembellik, Üşengeçlik, Üretkenlikte Azalma/Tıkanıklık ve Erteleme Alışkanlığıyla Mücadele için EFT Metni İlk tur:  set up: Her ne kadar tıkanıp kalmış olsam da kendimi tamamen seviyor ve kabul ediyorum. Her ne kadar sürekli uzayan ve bitmek bilmeyen bir yapılması gereken işler listem bulunmasına rağmen ben bir türlü çalışmaya başlayamasam da kendimi nasıl hissediyorsam tamamen seviyor ve kabul ediyorum. Her ne kadar sürekli yapılması gereken işler sebebiyle stres altında ve tıkanmış hissediyorsam ve nereden başlayacağımı bile bilemiyorsam, hatta başlayabileceğimi de zanetmiyorsam  da kendimi tamamen seviyor ve gerçekten kabul ediyorum. Kendimi gerçekten şu anda her nasılsam olduğum gibi kabul etmek istiyorum.  1- Gerçekten tembelliğe saplanmış hissediyorum. 2-Hiçbirşekilde ilerleyemiyorum. 3-İleride ne yapacağımı bilmiyorum. 4-Niçin bu kadar tembel olduğumu bilmiyorum. 5-Canım hiç ders çalışmak istemiyor. 6-Ders çalışamayacağım. 7-Bu alışkanlık hayatımı mahvetse de de...

69. gün: Self disiplin için EFT

Günün sözü: Disiplin, hedefler ve başarı arasındaki köprüdür. Disiplin kelimesi birçoğumuz için nahoş bir durumu ifade eder,  baskı, zorlama, despotizm, askeri düzen gibi algılayabiliyoruz. Okullarda bile kurallara uygun davranmayan öğrenciler için disiplin kurulları oluşturulmuştur, yaptırım aracı olarak. Yani disiplinin sevimsiz bir yüzü var çoğumuz için. Öz disiplinini sağlayan, iradesine hakim, hayatı düzenli insanları da çoğu kez sıkıcı bulmaz mıyız bu yüzden. Aslında bu bir nevi uzanamadığı üzümü koruk diye kötüleme durumudur. Çoğumuz sabahları saat çalınca 5 dakika daha uyusam ne olur diye her sabah tekrarlanan bir kısır döngüyle kahvaltı yapmaya vakit bulamadan evden çıkıyoruz, işlerimiz hep son dakikaya bırakıyoruz, tv'de izleyecek birşey olmamasına rağmen kumandayı elimizden bir türlü bırakamıyoruz, hayatımızı yönetemiyoruz, bize engel olan birşeyler var, o halde artık bunu aşmanın zamanı geldi. Disiplinin acısını (aslında acı verici olmayıp da bizim öyle alg...

49. gün- Descartes -Metod Üzerine Konuşmalar'dan 4 Temel Kural

 4 Temel Kural 1. Apaçıklık kuralı, doğruluğunu apaçık bilmedğimi hiçbirşeyi doğru olarak kabul etmemek, yani acele hüküm vermekten ve peşin hükümlere saplanmaktan dikkatle çekinerek verdiğim hükümlerde ancak kendilerinden şüphe edilmeyecek derecede açık ve seçik olarak kavradığım şeyi bulundurmak. 2. Bölme kuralı , inceleyeceğim güçlüklerden herbirini mümkün mertebe daha iyi çözümlemek için gerektiği kadar bölümlere ayırmak. 3. Basitleştirme ve sıralama kuralı , en basit ve bilinmesi en kolay şeylerden başlayarak, tıpkı bir merdiven çıkar gibi, azar azar en karışıkların bilgisine yükselmek için, hatta tabiatları gereğince birbiri ardınca sıralanmayan şeyler arasında bile bir sıra bulunduğunu farkederek düşüncelerimi bir sıraya göre yürütmek. 4. Sayma(Kontrol) kuralı, hiçbirşeyi unutup ihmal etmediğimden emin olmak için her tarafta sayma ve tekrar yapmalı.

48. gün

Bugün bibliyografyamı düzenledim, tezimle iligil iki kitabın ilgili bölümlerini okudum, akşam eve gidince de okumalara devam edeceğim.

41. gün

Epeydir yazmamış olduğumu farkettim bugün, bloga bir de sayaç ekledim, her gün yazamayınca sayamıyorum da kaç gün oldu diye. Araya finaller, ailevi işler vs girince tez malumualiniz yine ikinci, üçüncü bilmiyorum artık kaçıncı planda kaldı :(( Ama artık toparlamam lazım, zira tez projemi yazıp hocaya vermem gerekiyor, enstitü takvimine göre komiteye de girmem gerekiyor ama bilmiyorum bu dönem sonuna yetişir mi. Kişisel gelişim kitaplarından uzun bir zamandır uzak duruyordum, büyük bir kısmı şişirme, abartı ve safsatalarla dolu geliyor ama o motivasyon yönünden o kadar çaresiz durumdayım ki denize düşen yılana sarılır misali kardeşimin odasında bulduğum bir kitabı okudum, 'Ye o Kurbağayı!' , bu kitabın sloganını daha önce duymuştum İngiltere'de tez yazım süreciyle ilgili katıldığım bir atölye çalışmasında, o zaman da etkilemişti beni ama bu tip etkiler biraz geçici oluyor benim tembel bünyemde, kalıcı sarsıcı bir etkiye ihtiyacım var sanırım :)) İlaçlardan o kadar kaçar...

9. gün

Selamm, bugün malum ders günü,(bahanem de hazır bugün çalışamadım demek için :))  Öğleden sonra da bir mütalaa yazdım, işte klasik akademik angaryalardan biri, yarın tatil yuppi, şehir dışındayım, çarşamba işbaşı, görüşmek üzereeee... ps: Çalışma işini sürekli ertelediğimin farkındayım, bu probleme devamlı çareler aramaktayım, sürekli suçluluk duygusu, özgüven kaybı kısır döngüsü içinde yuvarlanıp ruh sağlığımı altüst etme yolunda ilerliyorum ama bu gidişe artık dur demek için yeterli iradeye kavuştuğumu düşünüyorum, bu araştırmalaraım sırasında çok güzel bir blog buldum, henüz dikkatlice okuyamadım, okuma listeme ekledim, onu da erteledim, feci bir durum :((  neyse linki vereyim, birileri daha yararlanmak ister belki : http://bugunhayattannelerogrendim.blogspot.com.tr/2013/03/bir-doktora-ogrencisinin-itiraflar-6.html Bunlar klasik yöntemler tabii, bunların dışında EFT ile erteleme alışkanlığının üstesinden gelmeye çalışıacağım ama EFT yönteminin sorunu mu yoksa sorun...

7. gün

Öyle böyle derken bir hafta bitmiş geriye kaldı 51 hafta, ama sorun bakalım bana kayda değer bir şey yaptın mı tezinle ilgili diye, yok maalesef, üstüne bugünlerde depresifim bir hafta da depresyon sürer, hafta sonu şehir dışına çıkıyorum birkaç günlüğüne haftaya çarşambaya kadar da yokum, bugün 23 nisan neşe doluyor insan demeyi çok isterdim ama ben hüzün doluyum. bilimsel araştırma kitabı okumam lazım bugün, bitirirsem yarın yazarım. Tez yazım süresince tezimle ilgili veya değil okuduğum tüm kitapları da listelemeye karar verdim. Güzel bir arşiv olmuş olur.

3. gün

İtiraf ediyorum, bugün tezimle ilgili hiçbir şey yapmadım, ders çalıştım ama tezle doğrudan bağlantılı birşey yok maalesef. Börek çörek yapıp komşu ziyareti yaptım, çay-kahve-teyze muhabbeti, ama değişiklik oldu, annem şehir dışında, ona vekaleten yaptım bu işleri. Yarın telafi etmeye çalışacağım bakalım.

2. gün

Bugün ders günümdü. Dört saat ders anlattım, yüzdüm ve çok yoruldum ama yine de bir-iki makale okumaya çalışacağım. günün sözü:   "If egg is broken by outside force, life ends. If broken by inside force, life begins. Great things always begin from inside."

kolay gele!... (1. Gün)

bu blog, akli melekelerinde kuvvetli teşevvüş husule gelmeden doktora tezini bitirmek isteyen bir akademike aittir. Pek tabii ki "365 günde doktora tezi yazılır mı" diyenler olabilir. Zaten ben de bunu bir proje olarak belirledim, olup olamayacağını 1 yıl sonra anlayacağız. Hukuk alanında çalıştığım için "efendim, sen zaten kıytırık bir  alanında doktora yapıyormuşsun, elbette bir senede biter." itirazlarını da baştan bertaraf ederek, sosyal bilimlerin anası-babası velhasıl herşeyi ve en çetrefillisi olan bu alanda bir doktora tezi 1 yılda yazılabiliyorsa, diğer alanlarda evleviyetle yazılabilir diyebileceğiz. Bu blogu öncelikle bizzat şahsım için yazıyorum, ki süreç içinde motivasyonumu belli bir düzeyde tutup her gün az da olsa tez için birşeyler yapabilme azmimi devamlı kılmak istiyorum. Neden 365 günde? Bu sayının sembolik bir önemi var  hem de daha önce kaynak araştırmasını kısmen de olsa yaptığım için biraz çabayla makul bir süre sayılabilir. Zaten lisans...