Ana içeriğe atla

148. Gün- Kahrolsun Bağzı Şeyler


Epeydir yazmamışım, farkettim esefle. Başlıktan anladığınız gibi işler güllük gülistanlık değil ama ilginç bir şekilde moralimi bozmadım, gayet tevekkülle karşıladım, isyan etmedim, hatta ağzımı bile açamıyorum, ama  memnunum halimden, kütüphanede çalışmaya başladım düzenli olarak. Demek ki hayatımı düzene sokmak için başıma ciddi anlamda birşeylerin gelmesi gerekliymiş, ille de ataların sözleri; "bir musibet bin nasihattan efdaldir". (Ne olduğunu sormayın, bir-iki sene sonra yazabilirim belki ama ipucu verebilirim: "tütün-mütün meselesi")

Aslında bloga yazmasam da kendi kendime 100 gün 100 sayfa challenge yapıyorum. 28. gündeyim. Her gün en az bir sayfa şeklinde ilerliyoruz. Şimdilik sürpriz bir şekilde iyi gidiyor, hayret ettim kendime doğrusu, aferin bana :)) EFT blogunda yayınladığım çalışmalar iyi geldi diyebilirim, ya da vakt-i merhun gelmişti, artık kendimi toparlamam, silkinmem gerekiyordu. Yılların üzerimde birikmiş tozu toprağı ancak temizlendi.

5-6 ay önce bitmesi gereken ve ertelediğim kitap bölümünü tekrar elime alınca önceki postta bahsettiğim çeviriyi bitiremedim. Gerçi iyi de oldu. Google translate kendini güncelleyip akıllı çeviriler yapmaya başladı. Sevgili Google ile beraber kolları sıvayıp makalelerin üzerinden buldozer gibi geçeriz artık, kim tutar bizi...!
Teşekkürler Google, hayatımızı çepeçevre sararak modern "big brother"ımız olarak her adımımızı sürekli kaydetsen de, arada işe yarıyorsun, bu yüzden tümüyle çekilmez değilsin, aferin sana.


Bir hafta sonraki postta çeviriyi bitirip dergiye göndermezsem de tüü bana...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

24. Gün

Elim yazmaya varmıyor, yazmam gerekiyordu haftada bir program plan durumunu yenilemek için ama geçen hafta bugün yani 15 temmuz 2016 cuma akşamı hain bir darbe girişimi oldu, şokunu hala atlatamadım, Ankara'nın hayati noktaları F16 uçaklarıyla bombalandı, asker polise ve vatandaşa kurşun yağdırdı. Allah memleketimiz üzerinde tuzak kuranları kendi tuzaklarına düşürsün. Bu da tez yazım sürecim içinde gerçekleşen trajik bir hadise olarak tarihe not düşüyorum, çok üzgünüm, inşallah milletçe bu kara günlerin üstesinden geliriz..

15. Gün

Geçen haftanın raporunu veriyorum. Programa tam riayet istenilen düzeyde olmasa da gelişme var. Tez bölümlerini netleştirdim, kapsamlı bir tezi okuyup ilgili kısımları buldum. Şimdilik bu kadar.

733. Gün

evet hala bitmedi : )) hala gülebiliyorum neyse ki, erteledim ama erteleme sürecinde birçok farklı şeyi tecrübe ettim, özel sektörde çalışma, değişik alanlarda eğitim alma, akademik toplantılar organize etme, düşünce enstitüsünde çalışma gibi.. yapmadığım iş kalmadı tez yazmaktan gayrı. bugün de önümüzdeki ay sunum yapacağım bir sempozyum için bildiri tam metnini gönderdim, demek ki yapınca oluyor, demek ki tez de bitecek yakında, tez dışında başka şeylerle uğraşmaktan geri durmayacağım için demek ki tempom gittikçe artacak :)) yaşasın!!! çalışmayı sevmeye başladım galiba ???