Epeydir yazmamışım, farkettim esefle. Başlıktan anladığınız gibi işler güllük gülistanlık değil ama ilginç bir şekilde moralimi bozmadım, gayet tevekkülle karşıladım, isyan etmedim, hatta ağzımı bile açamıyorum, ama memnunum halimden, kütüphanede çalışmaya başladım düzenli olarak. Demek ki hayatımı düzene sokmak için başıma ciddi anlamda birşeylerin gelmesi gerekliymiş, ille de ataların sözleri; "bir musibet bin nasihattan efdaldir". (Ne olduğunu sormayın, bir-iki sene sonra yazabilirim belki ama ipucu verebilirim: "tütün-mütün meselesi") Aslında bloga yazmasam da kendi kendime 100 gün 100 sayfa challenge yapıyorum. 28. gündeyim. Her gün en az bir sayfa şeklinde ilerliyoruz. Şimdilik sürpriz bir şekilde iyi gidiyor, hayret ettim kendime doğrusu, aferin bana :)) EFT blogunda yayınladığım çalışmalar iyi geldi diyebilirim, ya da vakt-i merhun gelmişti, artık kendimi toparlamam, silkinmem gerekiyordu. Yılların üzerimde birikmiş tozu toprağı ancak temizlendi. ...
Başlamak bitirmenin yarısıdır!!