Ana içeriğe atla

7. Gün, Motivasyon Perisi ve Ramazan Bayramı

Merhaba,

 herkese hayırlı bayramlar, Ramazan ayımız hep üzüntülerle geçti, ardı ardına patlayan bombalar, terör saldırıları, ateş düşen yüreklerle Ramazanı tam olarak idrak edemedik, bayram da buruk dolayısıyla. İnşallah Kurban Bayramında güzel şeyler yazıyor olurum bloga, hem memleketimiz açısından hem de tezim ve şahsi hayatım açısından güzel bitiş ve başlangıçlarla dolu bir geleceğe doğru yol alırız.

Sayacımın tekrar başlamasının üzerinden bir hafta geçti, ilk hafta pek çalışabildiğimi söyleyemem, ama suçluluk da duymuyorum, 1-2 saat çalışabildim, tabii Ramazan'ın son haftasıydı, başka açılardan değerlendirmeye çalıştım, Bayram'ın ilk günü itibariyle de çalışmaya devam ediyorum, tatile gitmiyoruz bu yıl, bayram tatilim epey verimli geçeceğe benziyor. Tez dışında başka şeyler de hazırlamam gerekiyor. Tatiil sonuna kadar bitmesi gereken işler:

1-30 sayfalık özet bir ders notu
2-Ders notunun slayt sunum hali
3-Çözümlü test sorusu (Birkaçyüz tane :))
4-Bir opinion.
5-Tez tarihçe kısmı.

Motivasyon perisinin size ilham getirmesini beklemeyin, yoksa çok beklersiniz..

Öte yandan hafta boyunca takip ettiğim twitter hesaplarından akademik verimlilik ve motivasyonla ilgili notları da buradan paylaşayım. İlki şuradan:
http://www.nature.com/naturejobs/science/articles/10.1038/nj7341-127a
Özetle, çalışmaya başlamadan önce motivasyon perisinin size ilham getirmesini beklemeyin, yoksa çok beklersiniz diyor :))
Bazı erteleme davranışları çok barizdir, işyerine gelip kahvenizi alıp sosyal medyada zaman harcayıp akşam hiçbirşey yapmadan eve dönmek gibi, bazıları ise gizliden gizliye sizi esir alır, bilgisayarı açtığınızda kaynaklar dosyasını tasnif etmek gibi, veya laboratuarda çalışanlar için tüpleri düzenlemek  veya benim bu blogu yazmam gibi :)) Bu aktiviteleri yaparken esas yapacağımız işin etrafından dolaşıp vaktimizi tüketirken aslında kendimizi verimli bir iş yapmış gibi kandırıyoruz; dosyaları düzenlemezsem aradığım makaleyi nasıl kolaylıkla bulabilirim ki değil mi ??
Tabii gün sonunda hala yazılmayı/bitirilmeyi bekleyen bir tez/makale/rapor masanın üzerinde duruyor olacak ve gelsin suçluluk duygusu.
Bu yazıda insanlarda genel olarak harekete geçmek için motivasyona ihtiyaç duyulduğu yanılgısının bulunduğundan bahsediliyor. Bu durum eğlenceli işler için söz konusu olabilir. Film izlemek veya spor yapmak için bunun içinizden gelmesini bekleyebilirsiniz ama tez yazımı ya da uzun vadeli projeler gibi belirsiz bir deadline olan işlerde motive olmayı bekleyen çok bekler denilmiş özetle. Makaleye göre psikoloji alanındaki araştırmalara göre harekete geçmek motivasyonu tetikler, hareket daha çok hareketi peşinden getirir. Kendimizi hazır hissetmeden önce çalışmaya başlamak zorundayız bu bizim motivasyonumuzu sağlayacak olan şeydir. Yani kendi motivasyon perimizi kendimiz harekete geçiriyoruz, uyandırıyoruz, çalışarak. Çoğu zaman tecrübe etmişizdir, uzun süre ertelediğimiz işleri umduğumuzdan kısa bir sürede bitirince, "bu çok kolaymış, neden bu kadar erteledim ki" diye düşünmüşüzdür değil mi ?

Makalede ayrıca 3 adımda ertelemeyle mücadele önerisi de var. İlk olarak bir makale yazmanız gerekiyorsa makalenin tamamını değil de somut bir parçasını bitirme hedefi koyun, bu çok küçük bir parça olsun, mesela kaynakça listesini düzenlemek gibi. İkinci olarak bu listeyi bitirmek için net bir saat hedefi koyun akşama veya yarın sabaha bitiririm demeyin, sabah saat 11,00'da gibi. Üçüncü adım ise bu minik görevi tamamladığınızda kendinize bir ödül sözü verin, bir fincan kahve ve sosyal medyada yarım saat gibi.
Bu üç adım işe başlamınızı kolaylaştıracaktır.



Bir de yeni keşfettiğim academicladder sitesinde şöyle bir program var: http://academicladder.com/wp-content/uploads/wizard2.pdf
Yazma sıkıntısı çektiğinizde girip saçma sapan tezle ilgili olsun olmasın birşeyler yazıp elinizin açılmasını, rahatlamanızı sağlıyor. Tuttum bunu 👍👍👍

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

733. Gün

evet hala bitmedi : )) hala gülebiliyorum neyse ki, erteledim ama erteleme sürecinde birçok farklı şeyi tecrübe ettim, özel sektörde çalışma, değişik alanlarda eğitim alma, akademik toplantılar organize etme, düşünce enstitüsünde çalışma gibi.. yapmadığım iş kalmadı tez yazmaktan gayrı. bugün de önümüzdeki ay sunum yapacağım bir sempozyum için bildiri tam metnini gönderdim, demek ki yapınca oluyor, demek ki tez de bitecek yakında, tez dışında başka şeylerle uğraşmaktan geri durmayacağım için demek ki tempom gittikçe artacak :)) yaşasın!!! çalışmayı sevmeye başladım galiba ???

Yaşasın Yeni Hayatım !!!...

Merhaba, Daha önceki yazında bahsetmiştim. Tekrar üniversite sınavina girdim. Aslında açıköğretimden ikinci üniversite okumak niyetim vardı ama örgün eğitimle ikinci okul okumak düşündüğüm birşey değildi, keşke daha önce akıl etseymişim. Aynı zamanda lisansüstü eğitime devam ettiğim için muhtemelen vakit ayıramazdım zaten mevzuat da izin vermiyordu aynı anda iki programa kayıtlı olmaya. Ancak şu anda bu engel ortadan kalktı. Benim gibi ikinci ya da üçüncü bir lisans programı okumak isteyen adaylara duyurmuş olalım. Ayrıca bir lisansüstü eğitime devam ederken aynı anda tezsiz yüksek lisans programına da kayıt yatırabiliyorsunuz. Yani biri tezli biri tezsiz olmak üzere aynı anda iki lisansüstü programa kayıt olmak da mümkün şu anda. Bu girişten sonra gelelim müstakbel bölümüme. Doğmadık çocuğa don biçmek diye herhalde buna derler :)) Şu anda LYS sonuçları belli oldu. İstediğim bölüm sınava girerken Fransızca mütercim tercümanlık idi ama sonradan karar değiştirmiştim: Tekrar hazırlık ...

Neler Oluyor Hayatta ?

Bu blogta bunları yazacağım kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Evet neler oluyor hayatta ? Tezini bir an önce bitirmek isteyen, akademik hayatsız yapamayacağını düşünen ben şimdi doktorayı arka plana atıp serbest meslek erbabı olmaya karar verdim. Tabii bu tamamen benim kararım değil, biraz yılların yorgunluğu, biraz konjonktür gereği ama memuriyetin mecburiyet olmadığını hayatın başka türlü de idame ettirilebileceğini gördüm, inşallah bu kararımda haklı çıkarım. İnsan böyle zamanlarda durup düşünüp içsel bir yolculuğa çıkıp hayattan beklentilerini, karakterini, yeteneklerini ve imkanlarını tekrar gözden geçirme fırsatı buluyor. Buna göre tercihler tekrar şekilleniyor. Kapitalist sistem gereği veya yeni mezun psikolojisiyle aslında kendine uygun olmayan meslekleri seçebiliyor veya istediği kurum veya işkolu hayal ettiği gibi çıkmayabiliyor. Keşke hayatımızı sürdürmek için istemediğimiz işleri yapmak zorunda kalmasak ama realite böyle değil, her zaman tercih hakkınız bulunmuyor.  ...